akif's profileakif adlı kullanıcının a...PhotosBlogListsMore Tools Help

akif adlı kullanıcının alanı

tercihiniz için teşekkürler
Lists
Photo 1 of 66
More albums (1)

akif ışık

Occupation
siteme hoş geldiniz  
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
No list items have been added yet.
Photo 1 of 66
More albums (1)
Photo 1 of 66
More albums (1)
There are no categories in use.
January 01

KAYKAY

Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete
yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar;
"Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u
görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama
da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf
ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu meleği,
"Şuradaki Mercedes'i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve üçüncü
adama da sorar, "Karını hiç aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der; "itiraf edeyim
ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber
oldum. Üzgünüm." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki
eski vosvos'u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun üzerine üç adam
vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci
ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu
görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin
arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der
ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye
bu haldesin?" "Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar
güzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, "Kaykay'la
dolaşıyordu..."

GERÇEK AŞK BU

Bir kız ve bir delikanlı bir motosikletin üzerinde 180Km hızla

gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor;


Kız : Lütfen yavaşla, ben korkuyorum


Delikanlı : Hayır, bak ne kadar eğlenceli


Kız : Lütfen, lütfen, çok korkuyorum


Delikanlı : Peki, beni sevdiğini söyle


Kız : SENİ ÇOK SEVİYORUM, lütfen yavaşla


Delikanlı : Şimdi de bana sıkıca sarıl!!!


Kız delikanlıya sıkıca sarılır


Delikanlı : kaskımı alıp, kendine takar mısın? Başımı cok

sıktı...

Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber

çıktı:


Motorsiklet Kazası; Motorsiklet, fren arızası nedeniyle, bir

binaya

çarptı. Üzerindeki 2 kişiden sadece biri kurtuldu.


Gerçek ise şöyleydi; Yolun yarısında, delikanlı frenlerin

bozulduğunu anlamış

ama bunu kıza belli etmek istememişti.

Bunun yerine, kızdan kendisini sevdiğini söylemesini istemiş

kendisine son defa sarılmasını istemişti. Sonra da kendi ölümü

pahasına,kızın kaskı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı.

İşte gerçek AŞK bu!!!

August 20

BULURUM

Kalamam,kalmak isterken giderim
Susmak isterken ağlarım
Sensizde elbet yaşarım
YOLUMU BULURUM BEN
Akmak isterken dururum
Uçmak isterken konarım
Sensizde senle olmanın
YOLUNU BULURUM BEN!!!

 
August 18

ANLAMALIYDIM

Anlamalıydım ben üzüldüğümde kılını kıpırdatmamandan,

Sadece işin düştüğünde aramandan. "N'aber, nasılsın" lâfının arkasına
"Bir görüşelim mi?" ekleyememenden, anlamalıydım sevgisizliğini...
Ben, seni görmek için sınırlarımı zorlarken,
senin umursamamandan, alaycı konuşmalarından,
ya da senden vazgeçerim diye korkup
önüme bir parça yem atmandan anlamalıydım...

Ben, hayatta hiç kimseye bu kadar sabırlı
bu kadar mülayim davranmamıştım oysaki.
Severdim özgürlüğümü, asi olmayı, bir bardak suda
fırtınalar koparmayı, kimseye hesap vermemeyi...
Bir bunları severdim bir de seni sevdim...
Sevgilin değil sevdiğin olmayı istedim....

İlk defa biri benden hesap sorsun istedim, bir açıklama beklesin.
Bu biraz açık değil mi ya da "Hayır bir yere gitmiyorsun,
evde oturuyorsun" dan başka bir şeydi bu...
Beni sorgula, duygularımı sorgula istedim. Olmadı...

Ne kadar da kolaydım senin için, ne kadar da zahmetsiz...
Tabiiki, bocalardın, emindin düzgün insan olduğumdan
hayatında hiç karşına çıkmamış kadar düzgün,
emindin seni çok sevdiğimden ve düşündüğümden;
öyle olmasaydı her probleminde ilk beni arar mıydın?

Nedenleri, niyeleri merak etmedim hiç, inan etmedim...
Bu kadar sevgisizliğinde seni nasıl bu kadar sevdim, onu merak ettim.
Benim için ne düşündüğünü, beni nasıl gördüğünü,
sendeki beni merak ettim...

Artık hayal kurmuyorum, geçmişe bu kadar bağlı olmamın sebebi;
o zaman çok mutlu olmam bunu biliyorum... Şimdi tekrar
başlasak da, yalnızlığı paylaşsak da sana gönlümü açabilir,
gözüm kapalı güvenebilir miyim sanıyorsun?

Şimdi artık tek başınayım...
Hiç değilse hakkını veriyorum yalnızlığın.
iki kişilik kocaman bir boşluktansa
sensizliği ve yalnızlığı yeğlerim...

Artık kendimi görmemek için aynalara bakmıyorum,
üşürüm diye kazağını giymiyorum,
ağlarım diye türkü söylemiyorum.
Belki de sen haklısın!
Artık ben bile kendimi sevmiyorum